Erişim Engeli

MEDAR raporu: En çok ‘yolsuzluk ve usulsüzlük’ haberleri için içerik kaldırma kararı verildi

Çoğunluğu “yolsuzluk ve usulsüzlük” konulu haberlerin olduğu toplam 1197 içerik kaldırma kararı arasında içeriği en çok kaldırılan platformlar BirGün’den İbrahim Varlı, Evrensel’den Fatih Polat ve Gerçek Gündem’den Bülent Özdoğan, iktidarın istediği içerik için engelleme kararı aldırabildiğini söyledi

ALİ SAFA KORKUT

Medya Araştırmaları Derneği (MEDAR), “Sosyal Medya Yasasının Basın Özgürlüğü Üzerine Etkileri İzleme Araştırması” başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. İlgili raporda 2020’nin Ekim ayında yürürlüğe giren 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun” güncel halinin basın özgürlüğü üzerine etkileri araştırıldı. Araştırma kapsamında Ekim 2020-Ekim 2021 tarihleri arasında 36 haber mecrası tarandı ve kaldırılması talep edilen içeriklerin konusu, kaldırma taleplerinin kaynakları, gerekçeleri ve kurumlara göre dağılımları incelendi.

Rapora göre 1 yıllık dönemde 1197 adet içerik kaldırma kararı verilirken bunların büyük çoğunluğunun “yolsuzluk ve usulsüzlük” (675 içerik) ile “görevin kötüye kullanılması” (466 içerik) konulu haberlerle ilgili olduğu belirtildi.


Raporda, yolsuzluk ve usulsüzlük konulu haberler için kaldırma talebinde bulunan davacıların büyük çoğunluğunun iş insanları (169 içerik), üst düzey bürokratlar (102 içerik) ve ticari şirketler (100 içerik) olduğu belirtildi.


Görevin kötüye kullanılmasını içeren haberler için içerik kaldırma talebinde bulunanlar arasında ise ilk sırada 49 içerikle üst düzey bürokratlar yer alırken, onları 46 içerikle iş insanları, 44 içerikle de bakanlar izledi.


Bu içerik kaldırma kararlarının 1080’inin “kişilik hakkı ihlali”, 100’ünün “unutulma hakkı”, 91’inin ise “ticari itibarın zedelenmesi” dayanak gösterilerek alındığı kaydedildi.

İçerik kaldırma kararlarıyla en çok karşılaşan yayımcılar ise Cumhuriyet (144), BirGün (129), ODA TV (98), T24 (85), Sözcü (70), Gerçek Gündem (62), SoL (58), TELE1 (51) ve Evrensel (51) oldu.

Polat: Mevcut sansür ikliminden cesaret alıyorlar

51 ayrı içerik kaldırma talebi alan Evrensel gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, içerik kaldırma kararlarının halkın haber alma hakkına vurulan bir darbe olduğunu söyledi. Bu kararları verirken mevcut sansür ortamından cesaret alındığını söyleyen Polat, “Türkiye eğer basın özgürlüğünün olduğu, iktidar kaynaklı sansür uygulamalarının derin olmadığı, gazeteci davalarında dünya sıralamalarında en başlarda yer almayan, bu kadar gazetecinin cezaevlerinde olmadığı bir ülke olsaydı, bu kadar çok içerik kaldırma kararı ile karşılaşmazdık. Kaldırılan haberlerin çoğu tamamen verilere dayalı, teyit edilmiş bilgilerden oluşmasına rağmen bu kararlar çıkabiliyor. Bu tamamen mevcut anti demokratik ortamın ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği, sansür uygulamasının normalleştiği iklimin üzerinde yükseliyor” diyen Polat, içerik kaldırmanın artık bir problem değil, popüler bir olgu haline geldiğini ve dolayısıyla da bu kararların daha kolay verildiğini belirtti.

Sansür kararlarının, halkın haber alma hakkı bakımından suç kabul edilebileceği bir rejimde kolayca verilemeyeceğini söyleyen Polat, “Basın özgürlüğünün hakim olduğu, halkın haber alma hakkının öncelikli hale geldiği bir siyasi ortamda, içerik kaldırma başvurularını yapmaya zaten bu kadar kolay cesaret edilemeyeceği gibi, kararlar bu kadar kolay da verilmez” ifadelerini kullandı.

Varlı: Usulsüzlüklerinden bahsettiğimiz her habere erişim engeli getiriyorlar

129 kez içerik kaldırma talebi alan BirGün’ün Yayın Koordinatörü İbrahim Varlı, içerik kaldırma kararlarına dair bu verilerin bir Türkiye fotoğrafı olduğunu söyledi. İçerik kaldırma kararlarıyla en fazla muhatap olan yayın organlarından birinin BirGün olduğunu belirten Varlı, “Bu, bizim ve bu kararlarla karşılaşan diğer gazetelerin ne derece iyi habercilik yaptığının kanıtı” sözlerini kullandı.

İktidarın, kendisine teslim olmayan yayım organlarını yargı üzerinden kuşatma altına almaya çalıştığını söyleyen Varlı, “Yargı tamamen iktidarın bir aparatı haline getirildiği için yaptığımız yolsuzluk, usulsüzlük, hukuksuzluk vb. konulu haberler için sansür kararları geliyor. Yolsuzluk haberlerimizden tutun, tarikat yurtlarındaki usulsüzlüklere kadar bahsedilen neredeyse her habere erişim engeli getiriyorlar” dedi.

Yargının kontrol altına alındığını, bu yüzden de bu usulsüzlüklere karışanların jet hızıyla içerik kaldırma kararı aldırabildiğini söyleyen Varlı, “En küçük yerel mahkemeden en üst yargı organına kadar istedikleri kararları keyiflerince çıkarabiliyorlar. Kimin sonucunda çıkar sağlayacağı bir usulsüzlüğü haber yapıyorsak o içeriğe kaldırma kararı geliyor” diye konuştu.

Özdoğan: Sansür, kamu denetçisi gazetecilere karşı bir silaha dönüştü

62 kez içerik kaldırma talebi alan Gerçek Gündem’in Yazı İşleri Müdürü Bülent Özdoğan da kaldırma kararlarının, sansürün başka bir boyutu haline geldiğini belirtti. Başvurucuların niteliği ile başvuru konularına bakıldığında da kamu adına denetim görevi yapan gazetecilere karşı denetlenenlerin bir silahı haline dönüştüğünü söyledi.

Yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili her türlü haberin bir şekilde mahkeme kararlarıyla medyadan çıkarıldığını ve bunun açık bir şekilde görüldüğünü söyleyen Özdoğan, “Bu mahkeme kararlarında bizim gibi basın kuruluşlarının eli kolu bağlı. Lehimize karar çıkmasını beklemekten dahi uzaklaştık. Ayrıca başvuran herkesin talebinin kabul edilmesi de tarihe not düşürülmesi gereken bir durum. Yargı sürecinde hiç kimse, basının kamu adına denetleme görevinde bulunduğunu ve bu haberleri yazmanın herhangi bir kişisel hakka tecavüz olmadığını dikkate almıyor” dedi.

Unutulma hakkının evrensel bir hak olduğunu, ancak Türkiye’de yargısal süreçlerde kötüye kullanıldığını söyleyen Özdoğan, içerik kaldırma kararları aldıranlar için “gazetecilerin ve toplumun hafızasını küçümsüyorlar” ifadelerini kullandı.

Kaldırılan içeriğin kaybolmasının mümkün olmadığını söyleyen Özdoğan, “Mahkeme kararları olduğu için kararları uygulamak zorundayız, haberleri kaldırıyoruz ama bunlar bizim ne arşivimizden ne de belleklerimizden siliniyor. Hukukun daha doğru işlediği, iktidarların medyaya daha objektif ve olması gerektiği gibi baktığı dönemlerde bunlar yeniden gün yüzüne çıkacak” şeklinde konuştu.