Yapay zeka uygulamaları gazeteciliğin geleceği için ne anlama geliyor?

Yapay zeka uygulamaları gazeteciliğin geleceği için ne anlama geliyor?
Gazeteciler Gökçer Tahincioğlu, Bülent Mumay ve Can Ertuna, yapay zekanın gazeteciliğin kalitesini artıracağını, ancak gerçek haberciliğin asla yerini alamayacağını söylüyor. GPT-4 ise bu noktada onlara tam anlamıyla katılmıyor
BARIŞ ALTINTAŞ
Son zamanlarda yapay zeka uygulamaları ile yapılanlar insanın aklını başından alıyor. Ancak çalışma süreçlerine yaptığı olumlu katkıya rağmen yapay zeka teknolojisinde son altı ayda yaşanan ilerleme biraz endişe verici. Öyle ki, Mart ayı sonunda önde gelen IT uzmanları yapay zekanın hızlı gelişimi ile ilgili endişelerini paylaşarak bu konudaki çalışmaların geçici olarak durdurulması çağrısında bulundu. (İmzacılardan birinin tartışmalı bir isim olan Elon Musk olması ve basının bunu öne çıkarması nedeniyle, çağrıda bulunanların uzmanlığı ikinci planda kaldı ve endişeler hak ettiği kadar tartışılamadı.) Peki söylediklerimizi anında haber dilinde yazan, yazdıklarımızı değme editörlere taş çıkartacak şekilde redakte eden, binlerce veriden anlamlı analizler çıkartabilen ve butün bunları saniyeler içinde yapabilen botlar ve kafamızdakileri yansıtan telifsiz resimler oluşturabilen yapay zeka uygulamaları gazetecilik için ne anlama geliyor? Bu soruya cevap veren gazeteci ve akademisyen Can Ertuna, T24 Ankara Temsilcisi Gökçer Tahincioğlu ve Deutsche Welle (DW) Türkçe Koordinatörü Bülent Mumay, yapay zeka uygulamalarının hem masa başı hem de özel haber üretimine katkı sağlayacağını kabul ediyor. ChatGPT yapay zeka botunun 2022 Kasım’da hayatımıza girmesiyle ortalama düzeyde bir haberin yazılması veya söyleşi sorularının hazırlanması gibi süreçlerin saniyelere düştüğünü vurgulayan Ertuna, yapay zeka sonrası gazeteciliğin biraz daha rafine hale gelip şekil değiştireceğini söyledi. Ertuna, "Bunun yanına yetkinliği her geçen gün artan çevrimiçi çeviri uygulamalarının sağladığı kolaylıkları da ekleyince editör masası, yazı işleri ve dış haber masası gibi masa başında çalışan gazeteci sayısında bir azalma olacağını kestirmek güç değil" dedi. T24 Ankara Temsilcisi Tahincioğlu da yapay zeka uygulamalarının iyi gazeteciliğe katkıda bulunacağını söyledi: "Aslına bakarsanız şu an birçok haber sitesi, ajansların geçtiği haberleri anlık olarak siteye yükleyebilen programlar kullanıyor. Bu nedenle gazeteci istihdamı yapmadan, sosyal medya etkileşimi üzerinden habercilik yaptıkları iddiasını taşıyorlar. Elbette habercilik söz konusu değil." DW Türkçe Koordinatörü Bülent Mumay, yapay zekanın özellikle veriye dayanan ve yorum-analiz gerektirmeyen haberler konusunda gazetecilerin ve editörlerin hayatını kolaylaştıracağını belirtti: "Bu teknolojilerin verimli kullanılması halinde uzman gazetecilerin daha derinlikli metinler kaleme alabilmesi için zaman ve fırsat yaratılmış olur. Ayrıca yazılan metinlerin/üretilen videoların, bu teknolojinin süzgecinden geçirilmesinin gazetecilik içeriklerinde hata ihtimalini minimize etmek gibi bir katkısı olacağına inanıyorum."

Saha haberciliğinde "insan" faktörü

Üç gazeteci de yapay zekanın sahada gazeteciliği güçlendireceği fikrini taşıyor. Ancak Tahincioğlu, sözlerine şu eklemeyi yaptı: "Şunu da unutmamak gerekiyor. Depremde de yaşadık. Bütün bunların ömrü bir felaket anına kadar. Acıyı anlayan, yokluğu gören, ihmali tespit eden, bunu sorgulayan kişi yine gazeteciler. İnsan, bu programları üreten ve kullanan olmalı, programların esiri değil. Burada tehlikeli olan, bütünüyle yapay zekaya teslim olmak ve bununla yetinir hale gelmek." Ertuna da yapay zekanın burada yetersiz kalacağında hemfikir: "Öncelikle bir olayda 'haberi koklamak' hâlâ yetkin bir gazetecinin işi. Bir dava ya da ihale dosyası, Sayıştay raporu sayfalarına dalarak satır aralarından haber çıkarmak, deprem bölgesinde çöken yeni yapılmış binaların izini sürerek inşaat-siyaset-bürokrasi arasındaki rant ilişkilerini çözümlemek ve diplomatik bir metindeki nüansı tarihsel bağlamda çözümlemek gazetecinin işi olmaya devam edecek." Gerçekten haber yapmak isteyen kurumların hâlâ yetkin habercilerle çalışmaya devam edeceğini vurgulayan Ertuna, "Zaten haber yapmayanların yıllardır bir ‘yapay zeka’ işlevi gören kadrolarla çalışmayı tercih ettiklerini biliyoruz" dedi. ChatGPT’nin ücretsiz sürümü olan GPT-3.5’a bu soruyu soran Ertuna’ya GPT’nin verdiği cevap, yapay zekayı kayıran bir yanıt oldu. Bot, yapay zeka uygulamalarının ancak insan gazetecilerin bilgi birikimine, tecrübesine ve yaratıcılığına tamamlayıcı bir şekilde kullanılarak etkili olabileceğini söyledi. GPT-3.5‘un Can Ertuna’ya cevabı: "Yapay zeka uygulamaları, haber yazımı ve editörlük için önemli bir potansiyele sahiptir. Haber yazımı, doğal dil işleme ve makine öğrenimi tekniklerini kullanarak, otomatik olarak yazılmış haberler üretmek için kullanılabilir. Yapay zeka uygulamaları, büyük veri kümelerinden anlamlı bilgileri çıkararak haberlerin doğruluğunu ve kalitesini artırmak için de kullanılabilir. Bu uygulamalar, aynı zamanda yaratıcı fikirler ve başlıklar önererek editöryal karar verme sürecine de yardımcı olabilirler. Ancak, yapay zeka uygulamalarının haber yazımı ve editörlükteki kullanımı, insan gazetecilerin yaratıcılığı, öznel değerlendirmeleri ve etik kurallara uyma gibi insan faktörüne dayalı becerilerinin yerini alamaz. Ayrıca birçok haber hikayesi, insan duygularını, tecrübelerini ve kişisel görüşlerini yansıtan derinlemesine röportajlarla tamamlanır. Bu nedenle, yapay zeka uygulamalarının gazetecilikteki rolü, insan gazetecilerin bilgi birikimine, tecrübesine ve yaratıcılığına tamamlayıcı bir şekilde kullanılarak en etkili şekilde ortaya konabilir." Ben de yapay zekanın çok hızlı geliştiği korkularını katlandıran GPT-4’e bu kısmı benim için daha sansasyonel bir şekilde yazmasını söyledim. GPT-4, yapay zeka sayesinde sahadaki gazetecilikte yeni bir çağ açıldığını yazdı: GPT-4’ün, gazetecilerin sahada gazetecilik ve yapay zeka hakkında söylediklerine dair yorumu: "Muhabirlikte Devrim: Yapay Zeka, Gerçek Gazeteciliği Başlatmak İçin Yeni Bir Çağ Açıyor - İnanamayacaksınız!" "Gazeteciler, YZ'nın sahada gazeteciliği daha önce hiç olmadığı kadar güçlendireceğini söylüyor. Tahincioğlu'na göre, YZ, gazeteciliğin 'haberi sisteme girme-başlıklandırma'dan ibaret olduğu yeni anlayışın sonunu getirebilir. Ona göre, "Gazetecinin sahada olması ve editörlerin de mutlaka saha deneyiminden geçmesi gerekiyor. Yaygın kanının aksine, yapay zekanın doğru kullanımı gerçek gazeteciliğe adım atmayı sağlayabilir." *GPT-4, burada "YZ" ifadesi ile "yapay zeka"yı kast ediyor.

Türkiye’de gazeteciler yapay zekanın nimetlerinden yararlanmıyor

Veri gazeteciliği yapan haberciler için her istediğiniz kodu anında yazabilen ve düşünmenize destek olan yapay zeka, kaynaktan haber üretimine büyük anlamda katkıda bulunabilir. Ama gazeteciler Türkiye’de bundan yararlanıyor mu? "Veri habercileri için zaten bulunmaz bir nimet" diyen Tahincioğlu’na göre Türkiye'de henüz bu alan yeterince kullanılmıyor. Mumay ise "Ne yazık ki çok daha temel sorunlarla uğraştığımız için yapay zekanın sadece mesleğimize değil çalışma evrenine nasıl bir etkide bulunduğuyla ilgilenemiyoruz. Kişisel güvenliğimiz ile iş güvenliğimiz gibi daha hayati durumları önemsemek zorundayız" dedi.

"Bu dönüşümün çok kavranabildiğini zannetmiyorum"

Türkiye’de GPT-4’ün inanılmaz yardımcılığı fazla tartışılmıyor gibi görünüyor. Kullanmasalar dahi gazeteciler neler olup bittiğinin farkında mı? "Bana kalırsa teknoloji ile özel olarak ilgilenen bir kısım gazeteci dışında çok farkında değiliz. Ne olduğunu biliyor, okuyor ve izliyor ama kullanılması için galiba yaygınlaşmasını bekliyoruz hepimiz" diyor Tahincioğlu. Mumaya’a göre yalnızca start-up'lar ve "native digital" olarak adlandırabilecek az sayıda kuruluş bu gelişmelerin farkında: "Borsa ve hava durumu gibi tamamen veriye dayanan haberler dışında şu ana kadar bu teknolojileri aktif olarak kullanan bir medya kuruluşuna rastlamadım." Ahmet Hamdi Tanpınar’ın "Türkiye, evlâtlarına kendisinden başka şeyle uğraşma imkânını vermiyor" dediğini anımsatan Ertuna ise özellikle de yaklaşan seçimler nedeniyle Türkiye’de gazetecilerin her zamankinden daha çok içe kapalı halde olduğunu söyledi: "Gerçekten de 2022 sonu, 2023 başı itibarıyla yapay zeka, gündelik hayatımıza basit ara yüzler üzerinden dahil oldu ve hayatımızı temelden dönüştüren bir sürecin ilk aşamasındayız. Bu dönüşümün çok kavranabildiğini zannetmiyorum." Bu durum, yalnızca gazeteciler için değil medya kuruluşları için de geçerli: "Ayrıca bir süredir, Türkiye’de daralan basın ve ifade özgürlüğü alanı ile sermayenin rekabetçilik adına medyadan elini çekmesi nedeniyle gazetecilik adına dünyadaki örneklerle aramız her geçen gün daha da çok açılıyor. 'Azın yettiği', söylemin bilgiyi ezdiği bir 'performans gazeteciliği' geçer akçe olmuş durumda. Bu nedenle, mevcut tabloda Türkiye’deki basın sektörü, bu büyük teknolojik kırılmayı da geriden takip edecek ve sadece istihdamı yeniden düzenleme odaklı yaklaşacak gibi duruyor."