Haberler

Kişisel verileriniz siyasi veridir

Rachel Wilkinson*
Tactical Tech

Telefonlarımız, tabletlerimiz, bilgisayarlarımız, indirdiğimiz uygulamalar, kullandığımız sosyal medya platformları tabiatları gereği şahsımıza özeldir. Tüm bu teknolojiler bize ne izleyeceğimizi, ne dinleyeceğimizi ya da ne hakkında okuyacağımızı seçme şansı tanıdı ki bunların içeriği aklınıza gelen her şey olabilir. Ancak tüm bu çevrimiçi teknolojiler arasında alışkanlıklarımız ve tercihlerimizle ilgili kişisel verileri kim topluyor ve bunları kim kullanıyor? Başka kimler canlı akışımızda (live feed) karşımıza neyin çıkacağını belirliyor? Ve ne ölçüde? Dahası, bu kişisel tercihlerimiz siyasi amaçlar için kullanılıyor olabilir mi?

Dijital teknolojilere bağlılığımız artıkça, siyasi kampanyalar da dijital alana (digital sphere) girdi. Birçok vakada da bu biz görmeden ya da fark etmeden gerçekleşiyor. Mesele akışınızda önünüze çıkan bir reklamı görüp bunun siyasi bir mesaj olup olmadığını tespit etmekten ibaret değil. Görüşlerimize etki etmek üzere kullanılan birçok gizli, derine nüfuz etmiş ve ikna edici yöntem var. Politikacılar bunu bu denli etkili biçimde kullanmayı nasıl başarıyor? Hakkımızda toplanan spesifik verilerden yararlanarak. Tüm dünyada siyasetçiler ve siyasi partiler kendi gündemlerini geliştirmek, kampanyalarını yaymak ve seçmenleri online alanda etkilemek için pazarlama, istatistik ve psikoloji alanlarının araçlarını kullanıyor. Yeni siyaset yöntemi bu.

Cambridge Analytica ve Facebook skandalları bu konuyu kamusal alana taşımış olsa da kişisel verileri siyasi amaçlarla kullananlar, bu iki şirketle sınırlı değil. Bu verileri siyasi çıkar için kullanan, daha az bilinmelerine rağmen en az bu iki şirket kadar etkili, çok sayıda şirket ve oluşum var. Cambridge Analytica skandalıyla gündeme gelen psikometrik profil çıkarma da bu şirketlerin kullandığı çok sayıdaki veriye dayalı teknikten biri. Aslında, vatandaşların açığa çıkardıkları verileri analiz edip kullanarak görüşlerine etki etmekte kullanılan bu dijital kampanya tekniklerinden yararlanan bu büyük endüstri hakkında hâlâ çok az şey biliyoruz. Üstelik bu konudaki düzenlemeler de üzerinde uzlaşılan iyi uygulamalar da çok kısıtlı. Berlin merkezli bir STK olan Tactical Tech; Facebook ve Cambridge Analytica’nın ötesine bakarak kişisel verilerin siyasi kampanyaları destekleyip siyasi güç elde etmekte kullanılan çok sayıdaki araç ve yöntemi incelemek istedi. Tactical Tech’in araştırması böylelikle seçmenlerin, siyasetçilerin ve diğer muhatapların kişisel verilerin nasıl siyasi güce dönüştürüldüğünü anlamalarına yardımcı olmak istiyor. Bu araştırma kapsamında, Tactical Tech’in Veri & Siyaset ekibi, birkaç tanesinin adını anmak gerekirse, robocall denen otomatik telefon aramaları, adayların kullanıma açtığı mobil uygulamalar ve jeo-lokasyon bilgileri gibi seçmenleri hedef alan birçok dijital ve veri temelli yöntemi tanımlayarak inceledi.

Kullanılan tekniklerin genişliğinin, derinliğinin ve ölçeğinin tam olarak bilinmediği bu yeni endüstriyel alanı düzenleyip bu konuda yasalar getirmek de kolay değil. Seçmenler, siyasetçiler, gazeteciler, düzenlemeleri yapan yetkililer, siyasi kampanyaları yürütenler ve teknoloji şirketleri bu karmaşık endüstrinin aktörlerini, yöntemlerini ve ayırt edici seçim bağlamlarını araştırıp anlayarak kişisel veri ve siyaset arasındaki ilişki hakkında bilgiye dayanan fikirler oluşturup karar verebilir. Tactical Tech, Meksika’dan Malezya’ya ve Kenya’ya uzanan bir alandaki seçimlerle ilgili tek tek ülkelere özgü bilgiler derleyebilmek için tüm dünyadan ortaklarla çalıştı. Bu küresel araştırma, siyasi ‘etki endüstrisi’nin medya anlatısını domine etme eğilimdeki ABD ve İngiltere’deki vakaların ötesine geçtiğini ortaya çıkardı.

“Siyasi ‘etki endüstrisi’ ABD ve İngiltere’deki vakaların ötesine geçiyor”

Tactical Tech, seçmenlerin kişisel verilerinden siyasi değer elde etmekte kullanılan farklı teknolojik yöntem ve pratikleri belgeleyerek hâlen kamudan gizli tutulan yöntemlerle veri toplayan, dünya çapında 300’ün üzerinde şirket tespit etti. Ortaklarının yardımıyla, bu etkileme endüstrisine dair “kim”, “ne” ve “nasıl” sorularına emsalsiz ve karşılaştırmalı bir genel bakış sağlayan kapsamlı bir rapor hazırlaması mümkün oldu. Sivil toplum aktörleri, siyasetçiler ve gazetecilerin yanı sıra diğer araştırmacıların ve akademisyenlerin de farklı çevrimiçi siyasi etki biçimlerini tanımlamasına yardımcı olan rapor yerel, ulusal ve uluslararası düzlemde tartışmayı genel kamuya yaydı.

Kanada’daki Victoria Üniversitesi’nden Prof. Colin Bennett, Tactical Tech’in “Kişisel Veri: Siyasi İkna. Etkileme Endüstrisi İçinde” raporuna atfen “kişisel verilerin kullanımı ve veri gözetleme hakkında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı karşılaştırmalı analiz” ifadesini kullanıyor. Tactical Tech’in küresel incelemesinin önemine işaret eden Bennett, “Bu çalışma herkese bu işe dahil olanını sadece ABD olmadığını, tüm dünyada ürünlerini agresif bir biçimde pazarlayan şirketler olduğunu herkese hatırlattı. Rapor, kritik bir aşamada yapılan, değerli bir özet” diyor.  Bennett, “bunun farklı platformlarda, birçok ülkedeki –ki bu ülkelerin farklı kültürleri, demografik yapıları ve belki de farklı mahremiyet beklentileri olması önemli– çeşitli sosyal medya ortamlarında gerçekleşmekte olduğuna dair değerli ampirik kanıtlar sunan” 14 ülke çalışmasına özellikle dikkat çekiyor. “Tactical Tech, değeri materyallerin yerel düzleme getirilmesine yardımcı oldu” diyor. Prof. Bennett, Tactical Tech’in çalışmasından 2019’daki Veri Koruma ve Mahremiyet Delegeleri Konferansı’nda (ICDPPC) bu kritik konuyu uluslararası siyaset alanına getirmek için nasıl yararlanıldığında dair bir örneğe atıfta bulunuyor. Konferansın amacı, düzenleme getiren kurumların siyasi oyuncuların regüle edilmesini ciddi biçimde değerlendirmeye alması gerektiği konusunda siyasetçilere tesir etmekti.

“Kişisel Veri: Siyasi İkna” siyasi kurumlardan kritik oyuncuları aydınlattı, onlara bilgi sağladı. Tactical Tech raporu ve önemli bulguları İngiltere’nin Kabine İşleri Bakanlığı’na ve Lordlar Kamarası’na sundu. Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası kütüphaneleri raporun birer kopyasını istedi. Tactical Tech’in araştırmasına Lordlar Kamarası’ndaki birçok tartışmada atıf yapıldı. The Constitution Society isimli think tank ise “Geçmişteki seçimlerle ilgili raporlardan çok şey öğrenilebilir; Tactical Tech’in dünya çapındaki pek çok ülkeden örnekler sunan Veri & Siyaset projesi de bunlardan biri” diyor.

The Eastern Partnership Civil Society Forum (Eap CSF) de böyle örgütlerden biri. 2018’de düzenledikleri DataFest isimli konferansa Tactical Tech’i bir seminer vermek üzere davet etti. EaP CSF’nin yeni dijital içerik geliştirme uzmanı Iryna Velska, “Konu, dinleyicilerimiz için tamamıyla yeni bir konuydu, bunun nasıl işlediğini anlamak açısından zihin açıcıydı ve durumun ciddiyeti kabul gördü… Bu tür şeylerin kendi ülkemizde de yaşanmakta olduğunun kabulü konusunda uzlaşıldı” diyor. Velska açıklamaya şöyle devam ediyor: “Katılımcılarımız dijital dünyanın toplumu nasıl değiştirdiğine dair daha fazla bilgi istedi. Tactical Tech gibi dijital süreçlere, sosyal medyaya, yalan habere ve seçmen verilerinin kullanımına, bunun da siyasiler tarafından etki yaratmakta kullanılmasına eleştirel bakabilen, dijital konusunda bilgili insanların var olması çok önemli. Aktivistlerimizin bu yeni trendi duymalarının üzerinden iki yıl kadar geçti ve şu anda ‘Ne yapabiliriz?’ aşamasındalar.”

“Tactical Tech’inki gibi bir rapor bulmak … maden bulmak gibi bir şey”

Tactical Tech’in bu yeni ortaya çıkan alandaki işlevlerinden biri de bu konuları araştıran gazetecileri desteklemek ve onlara uzmanlık bilgisi sağlamak. Bu gazetecilerden biri olan Louise André Williams, “Eşsiz olan şey, keskin ve kaliteli bilginin gerçekten iyi sunumla birleştirilerek açıklanması. Bir gazeteci olarak bu kadar geniş ve çeşitlilik gösteren bu yeni konuyu araştırmak oldukça zordu. Tactical Tech’inki gibi bir rapor bulmak … maden bulmak gibi bir şey. Tactical Tech’in internet sitesini ve raporlarını gazeteci arkadaşlarıma ve film yapımcılarına tavsiye ederim” diyor. Williams’ın şu anda ARTE adlı kanal için üzerinde çalıştığı uzun metrajlı belgesel, seçmen verisine ve bu verinin uluslararası alanda siyasi partiler ve adaylar tarafından nasıl kullanıldığına eğiliyor. Williams, “Tactical Tech ekibiyle konuşmak dünya çapında kullanılan araçları anlamamı ve konu üzerinde derinleşerek belirli şirket ve internet siteleri hakkında detayları öğrenmemi sağlayan bir genel bakış kazandırdı. Tactical Tech beni doğru insanlarla temasa geçirerek belgeselin odaklandığı ülkelerde irtibat kuracağım doğru örgüt ve kişileri tavsiye etti.”

Tactical Tech yerel düzeyde internet politikaları ve veri mahremiyeti konusunda dünyanın çeşitli yerlerinde çalışmalar yürüten dijital haklar savunucusu örgütlerle, avukatlarla, akademisyenlerle ve gazetecilerle işbirliği yaptı. Dünya çapında siyasi sistemlere özgü pratikleri detaylı biçimde ele alarak birlikte 14 ülke çalışmasını ortaya çıkardılar. Bu ortaklardan biri de Arjantin seçimlerinde veri odaklı kampanyaların nasıl kullanıldığına dair bir rapor hazırlamak için Tactical Tech ile işbirliği yapan Arjantinli Asociación por los Derechos Civiles (ADC) oldu. Arjantin seçimlerinde kullanılan “mikro-hedef” yönteminin derinlemesine analizi sayesinde ADC, ülkedeki seçim yasası sisteminin siyasi partilerin çevrimiçi reklamlara harcadığı parayı denetleyecek yeterli kaynağı olmadığını ortaya koydu. Buna karşılık olarak PubliElectoral (KamuSeçim) adıyla kendi projesini başlatan ADC, sosyal medya platformlarındaki siyasi reklamları takip eden ve bireylerin mahremiyetinin sağlanmasına katkı sağlayan kendi sistemini geliştirdi. Böylelikle kendi verilerini Facebook Ad kütüphanesindeki verilerle ve resmî kampanya harcama raporlarıyla karşılaştırarak bunların örtüp örtüşmediğini görme şansı edindiler. ADC şu anda ayrıca Google, Facebook ve Twitter ile Latin Amerika çapındaki tük reklam kütüphanesi (Ad Library) bilgilerini paylaşmaları konusunda müzakere ediyor. ADC’den Marianela Milanes, “Tactical Tech’in çalışması bizim projemiz için son derece önemliydi. İncelemenin süreç ve sonuçları bu konuda ilham verici oldu. Dahası, esas Veri & Siyaset araştırma projesi çerçevesinde yayınlanan belgeler, şu anki PubliElectoral çalışmamızın arka planını oluşturuyor” diyor.

Tactical Tech’in çalışması, dijital teknolojilerin siyasi amaçla kullanılmasının ne denli yaygın olduğuna dikkat çekerek dijital etki mekanizmalarının çeşitliliğinin açıklanabilmesine dair anlatıya tesir etti. Ulusal ve uluslararası düzeydeki bu çalışmanın sonucu olan bu kanıt esaslı araştırma değişim için lobi yapmakta kullanılıyor. Bu araştırmayla birlikte ortaya çıkan farkındalık, söz konusu etki etme endüstrisini tartışma konusu haline getirdi.

Bundan sonra cep telefonumuzda, uygulamalarda ve sosyal medya platformlarında gezip hikâye ve mesajlara bakarken durup şunu düşünmemiz gerekiyor: Nasıl tesir altında kalıyoruz? Belirli bir yöne mi itiliyoruz? İçeriğin ne kadarı doğrudan bizi hedef alıyor? Ve bu şirketler ve siyasi partiler ne şekilde düzenlemelere tabi ve nasıl hesap veriyor? Kişisel verilerimizi kullanan bu bireyi hedef alan kampanya meselesi, büyük bir şirketini bize hangi çift spor ayakkabısını alacağımızı önermesinden ibaret değil. Bu hemen fark edilmeyen ve ustaca mesajlarıyla bizleri manipüle edip demokratik seçimleri saptırarak umutlarımızı ve korkularımızı hedefliyor. Tactical Tech’in tüm dünyada göstermeye devam ettiği üzere, kişisel verilerimiz artık siyasi veriler.

*Rachel Wilkinson, Tactical Tech Gelişim ve Ortaklık Yöneticisi.

Bu yazı aşağıdaki sitede yer alan “Your Personal Data is Political Data” makalesinin çevirisidir.

https://medium.com/@Info_Activism/your-personal-data-is-political-data-8e173b0609dd