Dünya Sansür Gündemi

Dünyada Sansür Gündemi (2 -8 Ekim)

LinkedIn, Çin’de gazetecileri sansürlüyor
YouTube, RT’nin Almanca yayın yapan kanallarını engelledi
Internet Archive ile internet özgürlüklerinin olmadığı geleceğe yolculuk
Singapur’da bir sansür yasası daha parlamentodan geçti
‘Sosyal medya devleri Keşmirlileri susturuyor’
Trump’tan Federal Mahkemeye ‘Twitter hesabımı geri versin’ talebi

LinkedIn, Çin’de gazetecileri sansürlüyor

LinkedIn, “yasaklı içerik” barındırdığı gerekçesiyle birçok gazetecinin profillerini Çin’deki platformunda yasakladı. 

2014 yılından beri Çin’de faaliyet gösteren ve Çin’deki Amerikan menşeli en büyük sosyal medya şirketlerinden olan LinkedIn, Bethany Allen-Ebrahimian, Melissa Chan, Greg C. Bruno ve Teng Biao gibi birçok gazeteci, yazar ve aktivistin profillerini “yasaklı içerik” barındırdığı gerekçesiyle Çin’de engelledi.

Çin’de hesapları engellenen kullanıcılara gönderilen mesajda, profillerinde bulunan profil özeti gibi bazı bilgileri “güncellemeleri” gerektiği belirtilerek bunu yapmadıkları sürece profillerinin LinkedIn Çin platformunda gösterilmeyeceği uyarısında bulunuluyor. 

LinkedIn’in gazeteci, yazar ve aktivistlere sansür uygulaması üzerine  ABD Senatörü Rick Scott bir mektup yazarak LinkedIn ve Microsoft’tan bir açıklama talep etti. PEN Amerika da LinkedIn ve Microsoft’tan açıklama talep ederek şirketlere Çin’in sansür politikalarına boyun eğmeme ve ifade özgürlüklerine sahip çıkma çağrısında bulundu.

LinkedIn, 2019 yılında Çin Komünist Partisine sert eleştiriler getiren Peter Humphrey and Zhou Fengsuo da dahil olmak üzere birçok kullanıcıya Çin hükümeti ile ilişkilerini geliştirmek için sansür uygulamıştı. 

https://chinadigitaltimes.net/2021/10/linkedin-censors-more-journalist-profiles-in-china-suggests-self-censorship-as-solution/  

YouTube, RT’nin Almanca yayın yapan kanallarını engelledi

YouTube, Rus devleti tarafından desteklenen televizyon ağı RT’nin Almanca yayın yapan kanallarını COVID-19 dezenformasyonu yaptıkları gerekçesiyle engellendi.

Youtube, Rus devleti tarafından desteklenen RT’nin Almanca yayın yaptığı iki kanalı COVID-19 dezenformasyonuna karşı koyduğu kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle platformdan kaldırdı.

DW’nin iletişime geçtiği YouTube, pandemi hakkında yanlış bilgilerin yayıldığının tespit edildiği kanal hakkında RT’ye uyarı yapıldığını ve geçici olarak kanala yeni içerik yüklenmesinin engellendiğini fakat RT’nin YouTube’daki ikinci kanalı “Der fehlende Part” üzerinden içerik yüklemeye devam etmesi sonunda her iki kanalın da silindiğini açıkladı.

YouTube’un kararı sonrasında RT’nin kendilerini dezenformasyon konusunda uyarıp eleştirmediğini belirterek işaret ettiği Alman Basın Konseyi ise RT’nin Almanca yayın yapan kanallarının tüm çevrim içi kanallar gibi özellikle şikayet edilmedikçe izlenmediğini belirtti. Almanya Hükümeti ise kararın tamamen YouTube’a ait olduğunu ve bu kararda hükümetin herhangi bir etkisi olmadığını söyledi.

YouTube’un kararı sonrasında basın açıklaması yapan Rusya Dışişleri Bakanlığı ise “daha önce benzeri görülmemiş bir enformasyon savaşının Almanya tarafından tolere edildiğini” söyleyerek Rusya’da görev yapan Alman gazetecilere karşı önlemler alınacağı tehdidinde bulundu. RT’nin genel yayın yönetmeni Margarita Simonyan, DW gibi Almanya menşeli yayın yapan merkezlerin yasaklanmasını ve ARD ile ZDF’nin Moskova bürolarının kapatılmasını “dört gözle beklediğini”söyledi.

 https://www.dw.com/en/youtube-rt-ban-in-germany/a-59371662 

Internet Archive ile internet özgürlüklerinin olmadığı geleceğe yolculuk

The Internet Archive, giderek kısıtlanan internet özgürlüklerine dikkat çekmek için “Wayforward Machine” sayfasını açtı.

Web sitelerini kayıt altına alarak çevrim içi dijital kütüphane kurmayı amaçlayan Internet Archive, giderek kısıtlanan internet özgürlükleri ile gelecekte internetin nasıl görüneceğini gösteren sayfasını kullanıma açtı. Wayforward Machine, hükümetlerin mevcut kısıtlama eğilimleri devam ederse gelecekte bilgiye erişim özgürlüğünün ortadan kalkacağını gösteriyor.

Sitede, Twitter, Facebook veya YouTube gibi günümüzün popüler sosyal medya platformları aratıldığında farklı uyarılarla karşılaşılıyor. Yapılan aramalar sonrasında Twitter için “2029 yılında çıkartılan tekelleri düzenleme yasası bağlamında kapatılmıştır” uyarısı ile karşılaşıyorken Facebook’a erişim için biyometrik verilerin girilmesi talep ediliyor.

Techradar’a konuşan the Internet Archive yetkilisi Wendy Hanamura, bu sitenin bir “uyarı” olmasını düşündüklerini ve gizlilik ve bilgiye erişim özgürlüğüne değer veren herkesin özgürlükleri savunmaları gerektiğini vurguladı.

https://www.techradar.com/news/internet-archive-forget-the-wayback-machine-theres-now-a-wayforward-machine-too 

Singapur’da bir sansür yasası daha parlamentodan geçti

Singapur Parlamentosu, 5 Ekim’de “Yabancı Müdahalelere Karşı Tedbirler Yasasını” kabul etti. Yasa, hükümete çevrim içi muhalefete karşı geniş yetkiler tanıyor.

5 Ekim’de parlamentoda on saatlik oturumda kabul edilen “Yabancı Müdahalelere Karşı Tedbirler Yasası”, yetkililere yabancı kişi ve kuruluşların arkasında olduğu şüphelenilen zararlı içerikleri paylaşan kişilerin bilgilerini paylaşmaları konusunda sosyal medya platformlarına ve internet servis sağlayıcılarına talimat verme yetkisi veriyor. Hükümet, çok uluslu bir nüfusa sahip ve finans merkezi olan Singapur’un sahte haberlere ve dezenformasyon kampanyalarına karşı özellikle savunmasız olduğu için bu tarz yasalara gereksinim duyulduğunu belirterek geçirilen yasayı savunuyor.

Yasayı eleştirenler ise yasada zararlı içeriğin ne olduğuna dair açık bir tanımlama yapılmadığına ve yasayı uygulamakla yükümlü olan Adalet ve İçişleri Bakanlığının ne şekilde denetleneceğine dair net tedbirler bulunmadığına dikkat çekerek yasanın çevrim içi muhalefeti baskılamak için kullanılacağından endişe ediyor. 

https://www.theedgemarkets.com/article/singapore-passes-contentious-law-counter-foreign-interference  

‘Sosyal medya devleri Keşmirlileri susturuyor’

“Keşmir ile Dayanışma (SWK)” tarafından hazırlanan rapor, Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya devlerini Keşmir ile ilgili içeriklere sansür uygulamakla ve Keşmirlileri susturmakla suçladı.

Yurt dışında yaşayan Keşmirli bir grup tarafından hazırlanan 30 sayfalık “Sosyal medya şirketleri Keşmir hakkındaki sessizliğe nasıl katkıda bulunuyor?” başlıklı raporda, Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya devlerinin 2017 yılından beri Keşmirlileri susturduğu belirtiliyor.

SWK tarafından yapılan çevrim içi anketin sonuçlarının kaydedildiği raporda, ankete cevap veren Keşmirli sosyal medya kullanıcılarının %62’sinin Facebook, Instagram veya Twitter’da bir şekilde sansüre maruz kaldıklarını paylaştığı belirtiliyor. Rapor, altı aylık araştırma sonucunda Twitter, Facebook ve Instagram’ın Keşmirlilerin maruz kaldıkları sansür dolayısıyla internette kendilerini ifade etmek konusunda giderek daha fazla zorlandıklarını vurguluyor.

Araştırmayı gerçekleştiren grup adına konuşan bir sözcü, sosyal medya şirketlerinin Hindistan hükümetinin yanında yer alarak hükümetin Keşmirliler üzerinde 2019 yılında beri artırdığı baskıya katkı sağladığını söyledi.

https://www.aljazeera.com/news/2021/10/1/kashmir-report-accuses-us-social-media-giants-of-censorship 

Trump’tan Federal Mahkemeye ‘Twitter hesabımı geri versin’ talebi

Eski ABD Başkanı Donald Trump, avukatları aracılığıyla Florida’da federal mahkemeye yaptığı tedbir kararı talebinde Twitter hesabının geri verilmesini talep etti.

Trump, Florida Bölge Mahkemesinden Twitter’a karşı ihtiyati tedbir kararı alması talebinde bulunarak hesabının ABD Kongresinin baskıları yüzünden askıya alındığını savundu. Mahkemeye sunulan talepte Trump’ın avukatları, Nancy Pelosi de dahil olmak üzere Demokrat Parti üyesi farklı Kongre üyelerinin beyanlarını Kongrenin baskılarına delil olarak sunuyor.

Twitter, Kapitol Baskını sonrasında 6 Ocak’ta diğer sosyal medya şirketleri gibi Trump’ın hesaplarını kaldırmıştı. Trump, 8 Temmuz’da Twitter’a karşı dava açmıştı. 

https://www.reuters.com/technology/trump-asks-florida-judge-force-twitter-restart-his-account-bloomberg-news-2021-10-02/