Makale

AKP’nin ‘dijital dönüşüm’ stratejisi: hedefte sosyal medya yasası ve Z kuşağı seçmen var

7 milyona yakın seçmen 2023’te ilk kez oy kullanacak. AKP, hazırladığı 94 sayfalık ‘Dijital Dönüşüm’ strateji raporunda bu seçmene hitap etmenin yolunu arıyor, sosyal medyaya yönelik yeni yasa tasarısı ve ‘siber vatan’ fikrine dair çalışmaları tanıtıyor

Uzun süredir sosyal ağları denetim altına almayı isteyen AKP, bunun altyapısını hazırlamak için yürüttüğü çalışmayı tamamladı. “Dijital Dönüşüm ve Yeni Medya Düzeni” başlığıyla 94 sayfalık bir rapor hazırlayan AKP Tanıtım ve Medya Başkanlığı, raporda Türkiye’de sosyal ağların ve içeriklerinin nasıl kontrol altına alınacağını ve bu konuda nasıl kamuoyu oluşturulacağını adım adım planladı.

7 milyona yakın seçmen 2023’te ilk kez oy kullanacak

Hazırlanan rapora göre çalışmanın temel hedefi, sosyal medyaya ilişkin “yasal düzenleme” yapmak olarak belirlendi. Bu amaçla dört fazdan oluşan bir çalışma yapılacağının anlatıldığı raporda, yasa tasarısı çalışması öncesinde toplumun bu yönde farkındalığını artırmak amacıyla “farkındalık” çalışması başlatıldığı belirtildi. Özellikle Z kuşağı olarak adlandırılan 7 milyona yakın seçmenin 2023’te ilk kez oy kullanacağına işaret edilirken, genç seçmenin oy verme davranışında yeni medya düzeninin en temel faktör olduğu, bu kullanıcıların yeni bir farkındalıkla donatılması gerektiği belirtildi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Mahir Ünal öncülüğünde hazırlanan 94 sayfalık rapor, 15 Haziran’daki MYK toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu.

Raporun başlangıcında, salgın döneminde Covid-19 sonrası döneme çalışırken yeni medya düzeni ve dijitalleşme çalışmalarına odaklandıkları belirtilirken, “Salgın süresince tüm dünyada karantinaların bir sonucu olarak sosyal mesafe kuralı dijitalleşmeye ilişkin çalışmaları ve gelişmeleri 10 yıl erkene çekti. Bunun sonucu olarak dijital çağa girmedik, adeta dijital çağın içine düştük” denildi. Dijital dönüşüm süreçlerine ilişkin planlamaların  önümüzdeki 4-6 aya yönelik hızlandırıldığının görüldüğü ifade edilen raporda, bu dönemde Zoom, Whatsapp kullananların sayısının arttığına; dijital oyun, uzaktan eğitim, e-ticaret ve Netflix tarzı içerik ve veri sağlayıcılarının büyüdüğüne işaret edildi.

Yeni egemenlik alanı: ‘Siber vatan’

Dijital çağda, egemenlik alanı olarak ‘Siber vatan’ kavramının ortaya çıktığı aktarılan raporda, veri madenciliği üzerinden bugün yeni bir sömürgecilik biçiminin gündemde olduğu savunuldu. Raporda, bu noktada “Türkiye’nin aynen ‘Mavi Vatan’ stratejik manevrasında olduğu gibi, toprakları, hava sahası ve deniz kıta sahanlığına siber bir kıta sahanlığını da eklemesi, bunu egemenlik büyük başlığının bir cüzü haline getirmesi gerekmektedir” önerisi getirildi.

Seçimlerde yeni hedef: Z kuşağı

Veri madenciliğinin insan hayatlarını manipüle etmek ve dijital tüketime sevk etmek üzere reklam hedeflemesi aracı olarak kullanıldığı anlatılan raporda, veri madenciliğinin seçimlerdeki etkisine işaret edildi. Bu konuda ABD ve Fransa’dan örnekler verilen raporda, “İşte tüm bu bilgiler ışığında Z kuşağı olarak tabir edilen nesilden 7 milyona yakın seçmen 2023’te ilk kez oy kullanacaktır. Onların içine doğdukları yeni medya düzeni, veri ve içerik sağlayıcılar tarafından devlet otoritesi, egemenliği ve siyaseti de aşan bir meydan okumayla karşımıza çıkmaktadır. Buna cevabımız siber egemenlik, siber vatan ve dijital Türkiye ile olmalıdır” görüşüne yer verildi.

‘Yeni medya, genç seçmeni etkiliyor’

Genç seçmenin oy verme davranışında yeni medya düzeninin en temel faktör olduğu ifade edilen raporda, bu tespit şu şekilde ifade edildi:

“Dijital çağın egemenlik aygıtı yeni medya düzenidir. Yeni içerik kültürü veri ve içerik sağlayıcılar, platformlar, reklam algoritmaları, bireyselleştirilmiş yeni kullanıcı tecrübeleri tarafından şekillendirilmektedir. Bu yeni bir egemenlik aygıtı olarak devlet otoritesine meydan okuyan bir içerik üretim endüstrisidir. Anlık, interaktif, kullanıcının aktör haline geldiği, atomize bireyi siber vatandaş sorumluluklarından ayrıştırabilen bir güce sahiptir. Youtube’da bir günde ünlü olan şarkıcıların milyonlarca kez izlenmesi, Acun Ilıcalı’nın hiçbir konvansiyonel televizyon kanalında ulaşılamayacak biçimde Instagram canlı yayınında anlık 3 milyon seyirciye ulaşması bu yeni medya düzeninin ve içerik üretim mekanizmasının ürünüdür. Öyle ki eğer belirttiğimiz gibi oy verme davranışı dijital mecralar tarafından doğrudan manipüle edilebiliyorsa; bunun örneklerini açıkça ortaya koyan belgesel filmler Cambridge Analytica vakasını bizlere anlatıyorsa, bu yeni Z kuşağı genç seçmen kitlesi başta olmak üzere tüm kullanıcılar yeni bir farkındalıkla donatılmalıdır.”

‘Yasa çalışması öncesi farkındalık çalışması’

AKP’nin raporunda, yasallaşma hedefine ulaşmak ve başta Z kuşağı olmak üzere kullanıcılarda farkındalık oluşturmak amacıyla “dört faz” belirlendi. 1. fazın “Etik Farkındalık” başlığını taşıdığı raporda, bunun için yapılanlar şöyle anlatıldı:

“Z kuşağına dönük farkındalık çalışmamızda dezenformasyonla mücadele ile başladık. Ülkemizde de sosyal medyayı terör örgütlerinin amaçlarına hizmet edecek, nefret, tehdit, taciz, hedef gösterme gibi suçları işleyecek şekilde kullananlara karşı tedbirler öngören geniş bir kanun tasarısı hazırlama ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu yasa tasarısı çalışması öncesinde toplumun bu yönde farkındalığını arttırmak amacıyla Tanıtım ve Medya Başkanlığımızca Sosyal Medya Etik Kuralları Farkındalık Çalışması başlatılmıştır. Uluslararası kabul görmüş genel ahlak ve etik kuralları çerçevesinde belirlenen 12 maddelik ‘Sosyal Medya Etik Kuralları’ yayımlanarak tüm teşkilat mensubu ve parti üyeleri bu kurallara uymaya davet edilmiştir. Bu ilkelerin diğer tüm siyasi partiler tarafından da örnek alınması ve ilkelere azami hassasiyet gösterilmesi tavsiye edilmiştir.”

‘Twitter’da hashtag çalışmaları yaptık’

Raporda, farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medyada yapılan hashtag çalışmalarına ilişkin şu bilgiler verildi:

  • Birlik ve beraberliğimizin sosyal medya platformlarında güçlendirilmesi, bu platformlarda kendilerine geniş alanlar bulabilen gayrimilli unsurlara karşı işbirliği içinde olunması, sosyal medyayı temiz kullanmayı taahhüt eden kullanıcıların birbirlerinden haberdar olmaları amaçlarıyla Tanıtım ve Medya Başkanlığımızca başlatılan #MilliHesaplarBurada başlıklı gündem çalışması kısa sürede 1.7 milyondan fazla tweet’e, 5 milyardan fazla görüntülenmeye ulaşarak hem dünya hem Türkiye gündeminde zirveye yerleşmiştir.
  • 2 Mayıs 2020 tarihinde Twitter’da “NefretiYeneceğiz” hashtag çalışması başlatılmış ve sosyal medyayı, nefret diline ve ötekileştirmeye son veren bir mecra haline getirmeyi amaçlayan etik kuralları çalışmasına dikkat çekilmiştir. (65 bin tweet, 340 milyon görüntüleme)

Gazeteci Yılmaz’a karşı 17 bin tweetlik çalışma

T24 haber sitesinde Mehmet Y. Yılmaz imzası ile yayımlanan “Kötülüğün sıradanlaşması” yazısına karşı da hashtag çalışması yapıldığı itiraf edilen raporda, “Bu menfur yazının akabinde Twitter’da başlatılan #KötülüğünüzSıradanlaşmış başlıklı gündem çalışması ile partililerimiz ve sosyal medya kullanıcıları tepkilerini göstermişlerdir” denildi. Raporda, buna ilişkin 17 bin tweet atıldığı, 90 milyon görüntüleme aldığı ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı da destekleyecek

Raporda ikinci faz “Dijital Farkındalık” olarak anlatılırken, uygulamada bunun “taşıyıcıları”nın Cumhurbaşkanlığı ve AKP olduğu ifade edildi. Buna göre, Cumhurbaşkanlığı başlığı altında buna destek verecek olanların listesi şöyle sıralandı: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Cumhurbaşkanlığı Üst Kurul Üyeleri, İlgili Kurumlar, BTK, ve uzmanlar.

Dijital farkındalığın amaçları ise şöyle belirlendi: Vatandaşlarımızın haklarının sosyal ağlarda korunması, özel hayatın korunması, kişisel verilerin korunması, siber sınırların güvenliğinin korunması, siber egemenliğin korunması, kimliğimizin ve değerlerimizin korunması.

‘Asıl amaç yasallaşma fazına geçmek’

“Yerel ve Küresel Farkındalık” başlıklı üçüncü fazda, buna ilişkin taşıyıcı hesapların ‘siyasi hesaplar’ olduğu belirtildi. Raporda, bu kapsamda yapılacaklar, “AB, Fransa, ABD, Almanya ve diğer ülkelerdeki gelişmeleri gündeme taşımak, medyada tartışılmasına önayak olmak, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin temelini oluşturarak ilan edilmeyen ve siyaseten nihai amaç olan yasallaşma fazına geçişi sağlamak” şeklinde sıralandı.

‘Siber vatan fikri aktarılacak’

Siber Vatan ve Dijital Farkındalık fazı sonunda toplumda oluşması beklenen “siber vatan” duygusuyla hareket edileceği belirtilen raporda, “Hem küresel durumun iç kamuoyuna anlatılmasını, hem de resmi ve özel kanallar kullanılarak dış dünyaya doğrudan veya dolaylı olarak ‘Siber Vatan’ fikrinin aktarılmasını içeren çok boyutlu bir iletişimi gerektirmektedir” denildi.

‘Dördüncü faz, yasal düzenleme’

Raporda dördüncü faza dair açıklamalar ise “Yasal Düzenleme” başlığında yer alıyor. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Hakkında Kanun Tasarısı hazırlandığı ifade edilen raporda, şu açıklama yapıldı:

“Taslakta, sosyal medya platformlarının 5651 sayılı ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’ kapsamına alınarak, yasaya sosyal ağlarla ilgili özel hükümlerin eklenmesi öngörülmektedir.  Türkiye’de erişimi 1 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağlara Türkiye’de temsilci bulundurma ve Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma zorunluluğu getirilmesi planlanmaktadır.”

Sosyal medyaya dair kanun tasarısına ilişkin detaylar

Raporda, kanun tasarısının detaylarında şunlar olduğu vurgulandı:

  • Türkiye’de temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağa, BTK tarafından bildirimde bulunulacak.
  • Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağlar, kişisel hakların ihlali ve özel hayatın gizliliği kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvuruları en geç 72 saat içinde cevaplamakla yükümlü olacak.
  • Türkiye’den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağlar, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırmak zorunda olacak.

Dijital Merkez herkesi izliyor

Raporda AKP Genel Merkezi bünyesindeki Dijital Medya Takip Merkezi de tanıtıldı. Merkezin yaptığı işler anlatılırken, “lider takip” bölümünde “Medya alanlarının tümünde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili pozitif gündem ve yapılan dezenformasyonlar takip edilmekte ve anlık raporlanmaktadır. Elde edilen çıktılar doğrultusunda medya stratejimiz belirlenmektedir” denildi.

Bu kapsamda sosyal medya hesaplarının takip edildiği belirtilirken, bunlar arasında “muhalif, lehte, apolitik figürler ve ünlüler” yer aldığı ifade edildi. Merkezin her gün sosyal medyadaki konulara ilişkin “Gündem raporu” ve “3 soruda günün analizi” raporları hazırlandığı, bunların yöneticilere, milletvekillerine ve belediye başkanlarına gönderildiği ifade edildi.

‘Radikal muhaliflere karşı’ 

Raporda, merkezin görevlerine ilişkin “Dijital Takip Merkezi, öncelikle sosyal medyanın etik ilkeleri benimseyen kullanıcılar tarafından temiz tutulmasına yönelik çalışmaları desteklemekte, bu medya ortamlarında pozitif gündem oluşturulmasına katkıda bulunmakta, gündemin terör örgütleri, radikal muhalif gruplarca üretilen yalanlarla yönlendirilmesine karşı harekete geçmektedir,” bilgisi de verildi.